14 Temmuz 2018 Cumartesi

BURASI SOSYAL MEDYA


BURADA GÖRGÜ KURALLARINA LÜZUM YOK ... mu ?



“Mirim bizim zamanımızda Beyoğlu’na en güzel elbiseler giyilmeden çıkılmazdı.Hanımefendiler şık şıkıdım tayyörlerini giyer dantel eldivenler ,tüllü şapkalar takarlardı.Biz de Grand tuvalet onlara eşlik ederdik.Taş plaklarda Müzeyyen Senar, Münir Nurettin dinlerdik”  diye anlatan amcalar yerini yeni nesle bıraktı.
“Biz sokaklarda oynayan son nesildik.Çember çevirir ip atlardık.Kilimleri kaldırıma serer evcilik oynardık .İlk cep telefonunu amcam almıştı .Sahra telefonu gibi antenli falan ,kocaman bir şeydi.Dünyanın parasını verdiydi “ diyen nesil daha 20 sene öncesini anlatırken tarih öncesinden kalma muamelesi görür oldu.
Daha yeni yeni  oturmaya başlarken ekran kaydırarak akıllı telefon öğrenen nesil ,sanal dünyalarında yaşar ,mutlu mesut sosyal medyada boy gösterirken  beklenmedik bir şey oldu.
“Aha ekranı kaydırıp telefonu açtım”  diye sevinç çığlığı anlatan amcalar teyzeler birden feysbuk(!) u işgal ettiler.”Aslan yeğenim”, “teyzesinin kuzusu” ,“hanimiş benim oğluşum” diye yorum yazarak , gençleri yerin dibine batırıp renkten renge soktular bu  teknolojik işgalciler!
Haliyle yaşam alanlara daralan “Homo Zappiens’ler”   yeni sosyal medya mecralarına göç ettiler. Buralarda Dijital göçmenler  den kurtulduklarını düşünürken Dijital melezler ” naber ? bak  biz de geldik “  diye cee !  yaptılar “cyber kids’lere”.

Bu çekişmenin en renkli atışmalarını daha yakın zamanlarda twitter de gördük. Özgüvenlerini küstahlık ! boyutuna taşıyan  cyber kids’ler  #30YaşÜstüTwitterdanDefolsun diye heştek!  açtı. Onların ataklarına 30 yaş üstü teknoloji melezleri  #ErgenlerTivitirdenGitsin  diye karşılık verdiler. ”Siz doğmadan biz buralarda tivitleşiyorduk, siz gidin instagramda dudak büzüp tepeden resim çekin ,bak harçlığınızı keseriz görürsünüz “ yollu azarladılar. Aralarında ki farkı  twitter yazışlarındaki  fark en güzel şekilde anlatıyordu.
Hasılı kelam artık sosyal medya hayatımızın bir gerçeği ,olmazsa olmazı oldu... İyi de oldu...
Popüler kullanımından bağımsız olarak, sosyal medya oldukça etkili bir mecra.Artık geleneksel medya oldukça biçim değiştirdi.Eşik bekçileri denetiminde kağıda basılan geleneksel medyanın yakın gelecekte tamamen dijitalleşmesi öngörülüyor.     Ekran başında oturup haberler beklenen günler çok geride kaldı. Artık her an her yerde habere ulaşmak mümkün.İki saat içinde haberler eskiyor ki ; nerde kaldı yarın sabah çıkacak gazeteleri beklesin insanlar.
Geleneksel medyadaki tek taraflı bilgi akışı yerine sosyal medya çift taraflı bilgi akışını sağladı.Artık okuyucu vaya izleyiciler sadece haber tüketen değil aynı zamanda üreten konumunda.Tek kaynaktan akan bilgilerin  yüzlerce bazen binlerce kaynaktan iletilmesi bilginin kontrolünü zorlaştırdı.”Hakikatin er geç ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır “ önermesi artık çok daha kısa sürelerde gerçekleşir oldu.

Kişiler ve ülkeler kıtalar arasındaki mesafeler kalktı. Artık dünyanın her yanına saniyeler içinde ulaşarak bilgi alışverişi yapabiliyoruz. Eskiden ulaşılması yıldızlar kadar uzak görünen yıldızlar (!)  artık bir tık  kadar yakın.
Sanal bile olsa sosyal bir alan olduğu için de, insanların bir arada yaşamasını kolaylaştıran, düzen getiren sosyal kurallar ve normlar oluşması gerekti haliyle. Ama birbirinden tamamen farklı değer yargılarına kültürel birikimlere sahip, farklı kuşaktan hatta farklı coğrafyalardan, farklı dil ve dinlerden olan insanların ortak değerler, kurallar, normlar belirlemesinin zorluğu da ortada.

Ortak bir çok noktaya sahip toplumlarda bile geleneklerin , kuralların oluşması ,toplumsal mutabakatla kabul edilip içselleştirilmesi ,kuşaklar arasında devredilmesi  nesiller ve yıllar alırken bunun sanal ortamlarda  gerçekleştirilmesini kısa sürelerde beklemek çok gerçekçi görünmüyor.
Ama bu kuralsızlığın açmazlarının zararlarının da hepimiz farkındayız.
Aslında oldukça yararlı olan sosyal medya mecraları bilinçsiz kullanımla bir  çöplüğe dönüşüyor.
Hele de gerçek hayatında toplum baskısı yüzünden kendine çeki düzen vermek zorunda kalan insanlar , gerçek kimliklerinden sıyrılıp  sanal isim ve resimlerin arkasında,her türlü baskıdan azade, tabiri caizse tam bir  mahalle kabadayısı gibi terör estirir oldular.
Sosyal kompleksler, kişisel açmazlar , vıcık vıcık görgüsüzlüklerle küstahça sergilenir oldu.Trollerden bahsetmiyorum burada. Normal hayatta hemen etrafımızda yakınımızda olan, aynı ortamlarda alışveriş ettiğimiz , aynı merdivenlerden çıktığımız , aynı parklarda oturduğumuz normal sıradan insanlar. Paylaşımların altındaki yorumlara  biraz göz atmak bile ne dediğimin anlaşılmasına yeterlidir diye düşünüyorum.
İşin suç boyutunu oluşturan taciz, sanal zorbalık,kişisel hayatın gizliliğini ihlal, virüsler, korsan yazılımlar aracılığıyla yayılan kötü niyetli içerikler elbette ki güvenlik güçlerinin görev alanı.
Ama günlük hayatımızdaki sosyal medyada görgü kurallarına normlara şiddetle ihtiyaç duyulduğu da bir gerçek .Bunlar otokontrol mekanizmalarının devreye sokulmasıyla , sosyal ödül ve ceza uygulamalarıyla mümkün olacaktır.Okullarda eskiden görgü krallarının ders müfredatına konulması benzeri uygulamalar olabilir.Mesela ,Medya Okur Yazarlığı derslerinin eğitim müfredatına alınması için kamuoyu oluşturulabilir.

Normal hayattaki değişimlere ayak uydurmakta zorlanan insanların hızla değişen , yenilenen , hatta  anında eskiyen  dijital alanda bunları kısa sürede gerçekleştirmesi de o oranda zor ama yine de mümkün.
Herhalde burada en büyük görev dijital yerlilerle dijital göçmenler arasında bir geçiş nesli olan dijital melezlere düşüyor. Her iki kuşağın davranış kalıpları hakkında bilgi sahibi olan, her iki kuşağa ait davranış özellikleri gösteren melezler bu konuda daha yetkin ve zannedersem de bu konularda daha gönüllü. ”De ayrı yazılır” hatırlatmaları bir espriye dönüşse de , aslında etkili oldu ve yazım kurallarına daha dikkat eder olduk.
Ne dersiniz bu görgü kurallarını tespit ederek mi başlasak işe.
Mesela  büyük harf kullanmanın normal hayatta ki karşılığının ,karşıdaki kişiye bağırmak anlamına gelmesi gibi… J J J



Hamiş  ( Dijital yerli , dijital göçmen  kavramlarını ilk defa Marc Prensky ortaya atmıştır.)

Görseller deki görgü kuralları,Almanya'ya giden işçilere İş ve İşçi Bulma Kurumu'nun dağıttığı el ilanlarından alıntı 


16 yorum:

  1. 30 yaş altı ve üstü arası twit atışmalarını hiç duymamıştım.

    YanıtlaSil
  2. "Arif öztürk"
    Bir göz atmanızı tavsiye ederim.Oldukça eğlenceli :))

    YanıtlaSil
  3. Bak bunu duymamıştım. Müsait zamanda bakayım. Eğlenceliye benziyor :)

    YanıtlaSil
  4. hehe twit atışmaları ne tatlıymış. sosyal medya iyi yaa eğlenceli, olmasa napardık bilmem :) bu kuşağa z kuşağı deniyor, sosyal medya kuşağı. bence de sosyal medya daha çok ergenlere ait bir yer ve öyle de olmalı :) 30 yaş üstü gitsin playstation oynasın ha ha haa :)

    YanıtlaSil
  5. "Beyda'nın Kitaplığı"
    Sosyal medya yıkıldı ergen-yetişkin atışmasından.Çok eğlenceliydi :))

    YanıtlaSil
  6. "deeptone"
    Oho "z" kuşağının ismi çok.internet nesli (Net Generation), oyun nesli (the gamer generation), siber cocuklar (cyber kids),
    zaplayan insan (homo zappiens), say sayabildiğin kadar.
    E sen yapma bari deep... "baba evladına bağ bağışlamış,evlat bir salkım üzüm bağışlamamış" sen onların aldığı telefonlarla tabletlerle internete gir,faturayı onlar ödesin,sonra da siz gelmeyin...oldu... :))

    YanıtlaSil
  7. Biz sokaklarda oynayan son nesildik. Keşke bu nesil de sokakta oynamanın tadına varabilseydi.

    YanıtlaSil
  8. Konuşuyorum. Duyabilesin diye. Yazıyorum. Görebilesin diye.

    Düşündürücü bir yazı; özellikle kavramlar dikkatimi çekti. Kullandığın görsellerin kaynağı nedir? Son ikisini merak ettim.

    Neşeli sevgilerle :)

    YanıtlaSil
  9. "cem kazan"
    Maalesef... oynayacak sokak mı kaldı ki ?Parklara da bile toprak,kum yok.Plastik her şey. :(

    YanıtlaSil
  10. "Mutlu Anlar Koleksiyoncusu"
    Teşekkür ederim.Seni gördüğüme sevindim :))
    Kavramlar aslında akademik kavramlar.Ama akademik bir makale olmadığı için kaynak belirtmemiştim.Detaylı bilgi için bu makaleye bakabilirsin " Burak Karabulut Bilgi Toplumu Çağında Dijital Yerliler, Göçmenler ve Melezler
    Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 21, 2015"
    Son iki görsel ise Almanya'ya çalışmak için giden işçilere İş ve İşçi Bulma Kurumunun hazırladığı el ilanlarından.Ne kadar ince bir düşünce değil mi?

    YanıtlaSil
  11. Çok eğlenceliydi. Görgü kuralları her mecrada önemli.

    YanıtlaSil
  12. "deryada damla"
    Teşekkür ederim.Kesinlikle...

    YanıtlaSil
  13. Bence de gençlere kalsın sosyal medya. Bizler için yaşasın bloglar.

    YanıtlaSil
  14. "müfred"
    Bloglar benim de favorim.Ama yine de biz gençlerin başına bir kaç yetişkin bırakalım yine de.Arada bir "hişşt" desinler :))

    YanıtlaSil
  15. Ben onların dilinden pek anlamıyorum o sebepten. :)

    YanıtlaSil