8 Aralık 2018 Cumartesi

GELEN KALMAZ ,GİDEN GELMEZ…


BİR YILIN DAHA ARDINDAN...


Genç bir psikiyatr bir akıl hastanesinde göreve başlar.Hastaneyi tanımak için gezerken bakar ki hastalar  duvardaki bir deliğin önünde sıra olmuşlar sakin sakin bekliyorlar . Sırası gelen akıl hastası gözünü duvardaki deliğe dayayıp bakıyor sonra da tekrar sıranın arkasına geçiyor .O delikte ne gördüklerini doktor çok merak eder,o da sıraya girer ve sırasının gelmesini beklemeye başlar. Nihayet sıra ona gelince heyecanla gözünü deliğe uydurur ve bakar ama hiçbir şey göremez.O sırada arkadaki akıl hastaları sabırsızlıkla doktoru dürterler .”Çabuk ol , çabuk ol.”
Doktor  bir  şey göremediği için daha da meraklanır.Tekrar  en arkaya geçip  sıraya girer, beklemeye başlar.Nihayet sıra kendisine gelir,tam bakayım derken arkadan akıl hastaları sabırsızlıkla dürterler doktoru.
Doktor yine bir şey görememiş ama merakı daha da artmıştır.En arkada yeniden sıraya girer ve üçüncü seferde de bir şey göremeyince dayanamaz ,diğerlerinden nisbeten daha akıllı gibi görünen birine yaklaşıp sorar
-Yahu kardeş bu deliğin arkasında ne var ? Ben bir şey göremedim.
Beriki doktoru baştan aşağı şöyle bir süzüp sonrada dudak büker.
-Hemşerim der dur bakalım sen daha yeni geldin.Biz üç aydır bakıyoruz o delikten daha bir şey göremedik…

            ***
Bir yıl daha eksiliyor dünyanın, binlerce ,belki de milyonlarca  yıllık  ömründen. Koskoca bir yılın takviminden yapraklar teker teker düştü mazi  denen  kara deliğe.Son yapraklar sıralarını bekliyor artık.
Tüm dünyaca coşkuyla beklediğimiz milenyum çook gerilerde kaldı.Gelmesi için saniyeleri saydığımız milenyumda doğan bebeler rüştünü ispat etti.
Bir nehir hızıyla geçiyor zaman.Zaman çizgisinde var olmak için binlerce yıl bekledik.Sıra bizde şimdi,dünya penceresinden bakmak için.Bir insan için ne uzun ,Dünya için ne kısa bir an.Ancak bir ışık çakması kadar belki, bir insan ömrü  dünyanın ömrü içinde.Bir kum tanesi cirminde, dünya kumsalı üstünde.
Daha dün başkalarındaydı sıra.Onlar da yoruldu,didindi,koştu ,terledi,dinlendi.Onlarında hırsları vardı dünyayı dolduran,umutları vardı sonsuzluğa uzanan.Ne kaldı geriye şimdi onlardan…
Oların içinde de yükselmek için başkasının sırtına basan da vardı, yardım etmek için elinden tutan da.Bir lokma kuru ekmeğini bölüşen de vardı,tacına bir inci daha eklemek için canlara kıyanda.
Cam boncuklar verilip ,altınları yağmalananlar da  gitti, hazine sandıklarını dolduranlarda.Titanik’de sandallara tutunanların suya atanda öldü,buzlu sularda can verenlerde.
Kim bilir kaç kişi çiğnedi üzerinde yürüdüğümüz toprakları,kaç kişi üzerinden geçti …Ciğerlerimize dolan hava daha önce kaç kişiye hayat verdi,bedenimize aldığımız vitaminler kaç canlının vücudunda dolandı.
Dünya bir tiyatro sahnesi sırası gelen çıkıyor rolünü icra ediyor.Sonra sahneyi devrediyor ardından gelene.Devam ediyor bu döngü , binlerce yıldır.

Ne kaldı gidenlerden geriye …
Belki bir süre, sevenlerinin kalbinde bir sızı,gözünde bir yaş,zihninde bolca anı.Belki bir fincan,saklanmış bir saat ya da kanaviçe işlenmiş bir yastık.Sonra o anılar da silindi , kalan eşyalar eskidi,kırıldı,unutuldu.
En son hatırlayanlar da gitti dünyadan,ismini bilen, cismini gören kimse kalmadı ardında…
Eski bir Arap şairinin dediği gibi “gelen kalmadı,giden gelmedi…”
O zaman ne gerek var can yakmaya ,kalp kırmaya.Biriktirip harcayamayacağı, eskitip giyemeyeceği,karnı doyduktan sonra yiyemeyeceği şeyler için hırs yapmaya ,gücünün yettiğine  çelme takıp, yetmediğine temenna çakmaya …
İşte binlerce yıl bekledikten sonra dünya geldik penceresinden bakmaya.Ama ardımızda daha uzuun bir kuyruk var sabırsızlıkla sırasını bekleyen.Bakalım ne göreceğiz ne kadar göreceğiz.
Adettendir ya herkesin ardından denir.”Dünyasına doyamadan gitti”
Kalsaydı doyacak mıydı ki ?



27 yorum:

  1. insan oğlu doyumsuzdur ne yazık ki aldıkça alası gelir dilerim bizi güzel günler görmeyi nasip eder Rabbım ..Çok güzel bir yazı olmuş gerçekten yüreğine sağlık canım benim sevgiler ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.Evet dediğin gibi doyumsuz varlıklarız.Ama bu da insanın kapasitesinin genişliğini gösteriyor bence.

      Sil
  2. Tasası bol, biten bir 365 gün daha. Normal insan kurgudur derler. Geçiciliği ve sayılı zamanı aktarmışsınız, dilerim yazınız takipçilerinize ayna olmuştur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.Aslında kendime söylediğim şeyler bunlar. Okuyanlarla da paylaşmak istedim sadece :)

      Sil
  3. Ne güzel anlatmışsın. Yüreğine sağlık 😊🌷🤚

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.Sizin de okuyan gözlerinize sağlık olsun :))

      Sil
  4. İnsanı sarsan, etkileyici bir yazı. Paylaşımınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende teşekkür ederim.Fark etmediğimiz yada unuttuğumuz gerçeklerin sarsıcılığı :))

      Sil
  5. Belki de zaman hiçbir yere gitmiyordur;dönüşümün kıpırtıları,gerekli olan mevsimsel geçişleri süreci şaşmaz bir ustalık içinde yaşanıyor,yeni yepyeni yaşam formlarına doğru giderken,bulunduğumuz vücuttan ayrılma duygusallığı veya vahşi hayatlarımızdan kalan kargaşa çılgınlıkları tekrarı yaşanıyor;ne çok şey ve hepsi insana dair...Teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız .Biz kısıtlı algılarımızla ,gerçeğin ancak bir boyutunu algılayabiliyoruz belki de :)

      Sil
  6. Yahya kemal'in satırları döndü durdu yazı boyunca ,
    "Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
    Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden."

    YanıtlaSil
  7. Kimsenin ölümü düşündüğü yok ki. Ölmeyecekmiş gibi yaşıyor herkes.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ölüm aslında en güzel nasihat verici değil mi?

      Sil
  8. En son cümleniz, sorunuz yani, sanırım kimse cevap veremeyecek...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız.Gidenler dönmedikçe cevap bulmak zor :)

      Sil
  9. Bilir misin kırılan kalpler düzelmez asla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kırıla döküle büyümeyi öğreniyoruz aslında :)

      Sil
  10. Yani yinede bunu düşünmeden yaşayıp gidiyoruz.Başka türlüsü zor olur.Çekilmez bir karamsarlığa düşülür sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız devamlı hatırlamak karamsarlığa sebep olabilirdi.Arada hatırlamak,kendine çeki düzen vermek için iyi oluyor.

      Sil
  11. fıkra komikti ama yazı çok çok güzeldiii.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demii ilk duyduğumda ben de epey gülmüştüm :) Beğenmene sevindiim deep :))

      Sil
  12. Ne kadar güzel anlatmışsınız. Siz de kendimi buldum. Birebir sizinle aynı düşünüyorum. Sen sadece sen değilsin, bensin. Diye bir sözü var ya,, Mevlana nın.

    YanıtlaSil
  13. Anlattıklarınız çok güzel. Bir ilave de ben yapayım müsadenizle: Hırs gözlüğünü takan insan sizin anlattıklarınızı göremeyecektir. Allah hırslarını ilah edinen kişilerin gözüne perde indirmiştir. Saygılarla

    YanıtlaSil
  14. Gönül gözüyle bakmasını bilmeyen hırs gözlüğü taktığının farkına nerden varsın.Gönül gözlerimizin açılması dileğimle 😌

    YanıtlaSil