21 Kasım 2017 Salı

SADECE BİR KÖPEKÇİK


Vakti zamanın birinde fakir bir şair,padişahı öven bir şiir yazarak padişaha takdim etmiş.Şiiri çok beğenmiş padişah
‘’Dile benden ne dilersen ‘’demiş şaire
‘’Bir köpekçik dilerim padişahım’’ demiş şair.
‘’Padişah şaşkınlıkla ‘’ duymadın mı ‘’demiş ‘’ ne dilersen dile dedim , sen sadece bir köpek mi istiyorsun? ’’
‘’Evet padişahım demiş sadece  bir köpek istiyorum”
Padişah “şaire bir av köpeği verin “diye buyurmuş.
Şair padişahın eteğini öpüp bir temenna çakmış.
“Ömrünüz uzun olsun padişahım lakin… demiş
Hala şaşkın olan padişah “evet lakin ne ?”deyince şair “Sultanım demiş ben bu köpeğin ardından nasıl koşarım?
Padişah gülmüş” birde at ile seyis verilsin” demiş
Şair “sultanım demiş ben fakir bir kulunuzum bu at ile seyisi nerde barındırırım seyisin işlerini nasıl görürüm” ?
“Eh peki” demiş padişah “o halde bir de ahır ile hizmetçi verilsin”
“Sağ olun devletlüm “demiş şair “lakin ben bu hizmetçiyi nerde barındırayım? benim bile başımı sokacak bir fakirhanem yok”
“O halde birde köşk verilsin”
“İyi de padişahım ben bu evin ahırın hizmetçilerin masraflarını nasıl karşılayayım? benim akşam yiyecek yemeğim bile yok” deyince Padişah  yine gülmüş
“Birde çiftlik verilsin,peki başka dileğin var mı?
“Estağfirullah Sultanım “demiş “ömrü devletiniz uzun olsun, o mübarek elinizi öpüp, köpekçiğimi de koltuğumun altına alıp gitmekten başka dileğim yoktur.
Evet bizimde koltuğumuzun ardına kıstırdığımız bir köpekçiğimiz var galiba
Hayatımız!!
Evet belki bir zerreyiz uzay boşluğunda, bir noktayız yeryüzünde ,ama hayatta var olmakla bizim oluyor tüm dünya ,tüm evren!!!
Yaşam hücremiz bölündüğü anda  başlıyor kum saatimiz akmaya ve başlıyor faaliyet.Önce genetik kodlarımız oluşuyor anne ve babamızdan aldığımız genlerle.Elimiz ayağımız kaşımız gözümüz neye benzeyecek, zeka seviyemiz duygusal özelliklerimiz nasıl olacak belirleniyor planlanıyor kodlanıyor ve başlıyor o kodlara göre yapım aşamalarımız.
Bezelye kadar bile olmayan embriyo gün gün insana benzemeye başlıyor,çiğnenmiş bir sakıza benzeyen et parçası, bedene dönüşüyor, eller kollar ayaklar baş beliriyor.Kalp faaliyete geçiyor ve o ılık sıvının içinde ,dünyanın en yüksek güvenlikli en korunaklı havuzunda , dokuz ay boyunca hiçbir işimize yaramayan duyu organlarımız şekilleniyor en estetik en fonksiyonel biçimde .Ciğerlerimiz hazırlanıyor  dokuz ay sonra bir feryatla içine hava dolması için.
Dışarıda anne babamız bizi heyecanla bekliyor ,annemizin vucudu bizimle beraber bizim için şekilleniyor ,sonraki aşamada ihtiyaçlarımızı da karşılamak, için hormonlar faaliyete geçiyor.
Ve bir feryatla başlıyor hayatımızın ikinci aşaması.Gıdamız hemen hazır.Bizi kucaklamak için kollar bekliyor hem de sadece anne babamızın değil ananemizin babaannemizin dedelerimizin halalarımızın dayılarımızın kolları.Sevgiyle  sarıp sarmalayıp şefkatle ninni söyleyip uyutuyor da büyütüyorlar bizi.
Aslında canlılığımızı sürdürmemiz için gerekli ,belli sayıdaki gıda çeşitlerimiz için sayısız seçenekler sunuluyor dünya marketinde.Vitamin, protein, kalsiyum ,mineralleri alabilmemiz için her damak tadına uygun seçenek var.ister etten al proteini ister sütten.ister limondan al C vitaminini ister biberden ya da kivi den.Ha ! birde bu sayısız çeşidi algılayacak zevk alacak tat reseptörlerimiz de var bu arada.
Sadece tat alma mı duyu organımız ? İşitme duyumuz içinde ziyafet sofraları hazırlanmış.Rüzgarın sesinden- denizin dalgalarına ,bir çocuk kahkahasından - annemizin ninnisine ,bir kuşun serenadından- bir yanık sesin türküsüne yada bir tenorun aryasına kadar sayısız seçenekli ziyafetler.İnsan insan olalı ne kelimeleri tükendi ne de  şarkıları bitti.
Acaba en keskin gözlümüz kaç kilometre öteyi görebilir ? bir mi ? iki mi ? yoksa on kilometre öteyi mi?
Abartma mı diyorsunuz ?
O zaman yüzlerce  ışık yılı uzaktaki yıldızlar yaz gecelerinde nasıl gözlerimize ziyafet çekiyor.Binlerce kilometre uzaktaki dolunay gümüş ışığıyla sevgilimizin yüzünü hatırlatıyor.
“Lütfen el sürmeyiniz “diye tabela asılmamış kadife güllerin üzerine, yada bebeğimizin ipek tenine.Doya doya okşayalım diye sevdiğimizin alev alev yanan elleri, ,ananemizin buruşuk yanakları.
O çıtır çilekler hem tadıyla hem sesiyle hemde kokusuyla ziyafet çekmiyor mu ? Ya o minik bebişin ensesindeki cennet kokusu .Minicik çiçek şişelerinin içine ambalajlanmış leylak zambak gül yasemin kokuları.
Evet belki bir zerreyiz uzay boşluğunda,bir noktayız yeryüzünde,ama hayatta var olmakla bizim oluyor tüm dünya, tüm evren.
Bize bir cihaz veriliyor,bir cep telefonu.Hayat denen sim kartı takıyoruz vee başlıyor hayat şarkımız….
Peki bunca varlığa rağmen,neden kendimizi fakir zannediyoruz ki ???


14 yorum:

  1. Blog keşif etkinliğinden geliyorum g+ ve blogtan takipteyim bana da beklerim www.masalzehra.com

    YanıtlaSil
  2. Sahip olduklarımızın kıymetini bilmeliyiz, çok güzel bir yazıydı sevgili arkadaşım, eline sağlık.
    Bu arada fakir şair pek kurnazmış:)))))

    YanıtlaSil
  3. Kıssa ve yazınız çok güzel olmuş aynı zamanda çok anlamlı, elinize sağlık.

    Bu arada bloğunuzu yeni gördüm ve hemen takibe aldım sizi de bloğumuza bekleriz :)
    maviveedebiyat.blogspot.com

    YanıtlaSil
  4. Hikayeyi daha önce okumamıştım :))
    Tüketim toplumu olarak elimizdekilerin, çevremizin değerini bilemiyoruz..

    YanıtlaSil
  5. Çok hoş bir hikaye...

    Bu arada takipteyim beklerim.

    www.birsenle.com

    YanıtlaSil
  6. "Esra Bayındır"
    Hoş geldiniz bloguma.Tanıştığımıza memnun oldum. :))

    YanıtlaSil
  7. "bücürükveben"
    Yaa Müjde abla Şark kurnazı dedikleri türden hemde :))

    YanıtlaSil
  8. "Mücahit Dogan"
    Teşekkür ederim.Elbette size de misafirliğe gelirim.

    YanıtlaSil
  9. "Kağıt Salıncak"
    Evet sadece para verdiklerimizin değerli olduğunu zannediyoruz. :(

    YanıtlaSil
  10. "Birsen Çendeoğlu Akyol"
    Teşekkür ederim zaten sizi takipteydim. :)

    YanıtlaSil
  11. Çok güzel bir hikaye.Dün de bu konuyla ilgili Gündem Özel'i izledim.Sadeleşmeye ihtiyacımız var.Hikayeyi anlatımlarımda da kullanacağım bundan sonra :) Çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  12. "Daha Mutlu Yaşam"
    Yorumunuz için teşekkür ederim.Ne güzel hepimiz birbirimizden nice güzel şeyler öğreniyoruz :))

    YanıtlaSil
  13. bekliyozz yeni yazılarısınıııı :)

    YanıtlaSil
  14. "deeptone"
    Geliyooo yakındaa.Ama ne yapsam da senin kadar çok yazamam kii...

    YanıtlaSil