27 Eylül 2015 Pazar

KADIN-ERKEK İLETİŞİM DİLİ FARKLARI

 EVET HEPSİNE  DE İHTİYACIM VAR


      Gündüz kuşağındaki  bir kadın programı .Anlı şanlı iletişim uzmanlarımızdan biri ,karşısında baygın bakışlı sunucu, stüdyoda her an kalkıp Ankara’nı bağları eşliğinde oynamaya hazır onlarca kadın..Uzmanımız döktürüyor..Efenim kadın ile erkeğin iletişim dili farklıdır,kadının günlük kelime kapasitesi 20.000 iken erkeğin 7.000 dir  .vs.vs.vs
     Lütfen Sayın uzman !! artık gerçekten baydı.Nedir bu erkeklerin, kadınların kelime kapasitelerine yaptıkları göndermeler ,iğnelemeler.Analiz yapıyoruz ayağına yaptıkları laf sokuşturmalar...
      ***
     Evet sayın bay uzman ,o kelimelerin hepsine ihtiyacım var..!!
     Aynen 20. ayakkabıya ihtiyacım olduğu gibi 20.000 kelimeye de ihtiyacım var
     Bak şimdi ,o 20  ayakkabının  dördü   yazlık ,beşi kışlık,.iki tanesi spor ,iki tanesi yürüyüş ayakkabısı.Üçünü pazara ,ikisini markete giderken giyiyorum.Bu pudra rengi kuzenimin düğünü, bu payetli mezuniyet .gecesi için alındı.Yani hepsi bana lazım..
     Evet sayın bay uzman o kelimelerin hepsine ihtiyacımız var..!!
     Bu erkek egemen dünya cangılında onlar bizim silahımız,savunma aracımız,malzememiz ,alet edevatımız,her şeyimiz.!!..
     ***
     Şöyle bir sabah kahvaltısındaki aileyi düşünün.Erkek çayını yudumlarken ,bir yandan günlük gazetesine göz atar. Kol saatine bakar ve saatinin geldiğini görünce çantasını alıp Hoşça kal !! der ve çıkar..
     Ya o kadın??..Bir yandan sofradaki tabakları bulaşık makinesine doldururken bir yandan çocukların beslenme çantalarını hazırlar. Bir eliyle oğlanın ayakkabısını giydirirken diğer eliyle kızın saçını tarar.Kendisi hazırlanırken bir yandan akşam yemeği için kıymayı buzdolabından çıkarır..Elleri ayakları makine gibi işlerken kelimeleriyle de çocukları yönlendirir. .Oğlanın kızın saçını çekmesine engel olurken evde kalan çocuk için bakıcıya talimatlar verir..Bütün bu organizasyonlar neyle tabi kelimelerle..
     ***
  Hem bu kadar kelime sarfiyatında bütün suç sadece kadınlarda mı ? Yağ yeşili ile su yeşili ,sıklamen ile fuşya rengi arasındaki farkı bir erkeğe anlatmak ,kaç kelimeye mal olur acaba hiç düşündünüz  mü?..
 Her evlenme yıl dönümünde, her yaş gününde , mutfak robotu,teflon tencere,elektrikli semaver vb. bilumum saçma hediyeleri alıp gelmeseydi şu erkekler, kadınların harcayacakları kelimelerde epeyce bi tasarruf olurdu..

  -Hayatım bak sana börek  yaptım. Buyur bak sofrayı da hazırladım, sıcak sıcak ye soğumasın. Bugün sana börek yapmak için giderken yolda Aysel’le karşılaştım. Markete deterjan almaya gidiyordu. Beraber yürüdük markete kadar. Marketin yanına yeni bijuteri açılmış.Aman ne çeşitler ne çeşitler.Biraz şöyle bakındık.Ama ben bujitri sevmem.Ne o öyle ucuz ucuz.Gerçi yüzükler fena değildi.Hani geçen gün Şaziye’deki altın gününde çeyrek almak için kuyumcuya gitmiştim ,sana kot pantolon aldığımız mağazanın çaprazındaki kuyumcu.Ya orda da vardı o yüzüklerin modelinden.Ama nasıl güzel.Vitrine koymuşlar.Hem yeşil zümrüt vardı hem kırmızı olan yakut. Yakut taşlı  bayramda aldığım vizon renkli elbiseme çok yakışır. Ayşe’nin kocası da doğum gününde bi tektaş almış.Nohut kadar. Görgüsüz nolcak. Konuşurken ellerini böyle ,gözüme gözüme  sokuyodu..Ben sevmem öyle kocaman taş.Bana şöyle kibar bişey olsun yeter.
    - Eee hayatım nasıl olmuş börek beğendin mi?
    Meali;  Bak doğum günüm yaklaştı biliyorsun.Öyle geçen doğum günümde ki gibi saçma sapan bi tost makinası alıp gelme..Ben o yakut yüzüğü istiyorum.Hem lokasyon da verdim.Yanliş alma diye rengine kadar tarifte ettim.Eğer o yüzük alınmazsa sıkı bir kavgaya hazırlan.
     O yüzüğü alır mısın hayatım diyemez miyiz?. Yook olur mu öyle , o zaman sürprizi (!) kaçar..
      ***
     Kusura bakmayın da ,sizin 15 dakikada yeyip bitirdiğiniz o canım zeytinyağlı sarmalar var ya ,işte  onlar ağaçta yetişmiyor..O sarmalarda yüzlerce belki binlerce Anadolu kadınının bilgi ve tecrübesi ve nesillere aktarımı var o da telepati yoluyla olmuyor.
    Hayatım bu sene salamura  yapraklarımı Manisa’dan getirttim.İstersen sana da sipariş veririz. Tazeside var derin dondurucuya koydum biraz.Derin dondurucuya koyarken sakın haşlama sonra çıkarınca eriyor.Çiğden koy.Ben sarmanın soğanını biraz zeytinyağında kavuruyorum.Ama çok değil şöyle biraz rengi dönene kadar.Ayşe Hanım çiğden koyuyormuş. Bi de o sarmaya dere otu da koyuyor ama bizimkiler sevmedi.Annem maydanoz ve taze soğan doğrardı içine .Komşu Hayriye Hanım kuş üzümü ve fıstıkta ekliyormuş ama çam fıstığının kilosu kaç para yok o kadar masraf edemem.Zeytinyağı da pahalı ama bak ondan kısmayacaksın.Yağını ne kadar bol koyarsan o kadar lezzetli olur.Düdüklü tencere dede pişiriyorlarmış bakayım bir deneyeyim diyorum.Ama en güzeli güveçte pişirileni.Hatta Kapadokya da tandırda çömklekte pişiriyorlar.Aman aman parmaklarını yersin..
   Yaa o dolmalar kekler börekler mantılar kebaplar için Anadolu kadını ne uğraş veriyor.Kaç tane kişiye tarif verip tarif alıyor .O deneyimler, bilgiler kaç kuşaktan süzülmüş, kaç kadın bunun kaç milyon ,kaç milyar kelime sarf etmiş kim bilir. Senin o sarma deyip geçtiğin olay o kadar basit değil.

      ***
     Şimdi karşında masada süzüm süzüm süzülen iki dirhem bir çekirdek kızımızın,  oraya gelmesinin kolektif bir çalışmayla olacağı aklına gelmiş miydi.
     -Ayy  kızlar yarın akşam Fatih le randevum vaar.Yarına kadar nasıl yetişeceğim bilmem.
     -Ne giyeyim sizce saçımı nasıl yapayım.
     -Nerde buluşacaksınız hayatım ?Sahilde bi çay bahçesinde mi yoksa bi kafede mi .Bak akşam yemeğine çıkmak için daha erken.
      -Pastaneye gidecekseniz ,hani o kırmızı çiçekli şifon elbisen olabilir.Ama sahilde çay bahçesine gidiyorsanız daha salaş bişey bulalım sana ,bak o dantelli beyaz keten elbise olabilir.
      -Altına mantar topuklu sandaletini giy.
      -Aa olurmu hayatım, o elbisenin altına mantar topuk sandalet hiç olurmu.Kırmızı rugan babetlerini giy.
      -Gündüz vakti rugan ayakkabı mı giyilirmiş Allah aşkına. Akşam yemeği olsa neyse.Gerçi akşam yemeğine de o keten elbise olmaz .Daha şık bişey olması lazım.
      -Saçlarını ne yapacaksın bi dalgalı fön yaptırsana
      -Aaa olmaz ,hemen ilk günlerde öyle özeniyormuş gibi çok abartılı olur.Sade bir fön çek yeter.Hani öyle çok önemsemiyormuş da öylesine hazırlanıp çıkmış gibi.
      -Yok canım ,asıl ilk günlerde daha özenli olduğunu hissettirmelisin ,ama çok abartmadan.

      Hemen kombinler yapılır ,olmadı Watsapp kız gurubunda elbise aksesuar resimleri paylaşılır.Herkeslerden fikir alınır.Teyzelere kuzenlere danışılır.Denenen kıyafetlerin resimleri gurubun onayına sunulur…vs vs .Bu ara saatlerce süren telefon konuşmaları  mesajlaşmalar..Yani bi organizasyon firmasından daha fazla kolektif bir çalışmayla arkadaş hazırlanır.
       Bir de''Şu Stil Senin''-'' Bu Tarz Benim'' yarışmalarındaki kelimeler üst üste dizilse bir ucu arşa varır..
      ***
       Mendel bezelye aşılayıp genetik biliminin temelini atacağım diye uğraşırken yurdum kadını işi çoktaan çözmüştü.
      -Sinsi bu aynı halası..
      -Gök gözlü nolcak babaannesi kılıklı.
      -Bu oğlan aynı sana çekmiş beceriksiz.
      -Ayy bu kız aynı benim gençliğim.Ah ah gören bir daha dönüp bakardı..
      Bizde de eloğlundaki imkanlar olsa şimdi genetik bilimin  kurucusu  Almanyalı Mendel diye değil Ankaralı Hayriye teyze diye anılacaktı..

       Hem biz kendimize yatırım yapıyoruz.Bizim çene kaslarımızı çalıştırdığımız kadar siz de kaslarınızı çalıştırsanız Herkül gibi pazularınız olur , baklavalarınıza iki kat daha çıkarsınız.

      ''Yani nazar etme ne olur ,çalış seninde olur''..

      İşte bu küçük hemcinsimiz nasıl ve ne zaman çalışmaya başladığımızın küçük bir örneği



   Haa tabi bide bu var.Gerçi bu kadının hemcinslik defterimizden düşürülmesi için, kadınlar olarak imza toplayıp dilekçe bile veririz de, muhatap olacak yetkili mercii bulamıyoruz...


9 yorum:

  1. İlgiyle okudum yazınızı. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Akan Zaman.İlginizi çektiğine sevindim.

      Sil
  2. Çok eğlenceli bir yazı olmuş :) Gülümseyerek okudum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah çok teşekkür ederim.Hele de işin uzmanından beğeni almak benim için büyük mutluluk 😇 Ben de yazılarınızı beğeni ile takip ediyorum.Sosyal sorumluluk alanındaki çalışmalarınız içinde ayrıca terik ederim 😊

      Sil
  3. Allah seni napmasın ha haaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ha haa, bilmem napmasın deep ? Mesela davul yapmasın ...Hih hii

      Sil
  4. gülümseyerek başlayıp , kakaha ile bitirdiğim bir ara oyy kıyamam nidaları duyulası bir yazı emeğine sağlık , müthiş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah çok teşekkür ederim.Benim de en sevdiğim yazılarımdan biri.Aslında uzun zaman önce yazmıştım ama yeni dikkat çekti..Çok mutluyum o yüzden :))

      Sil
  5. baksanaaa, bloglardan seçmeler yazıma yorum yapan "gözlerinden öper" arkadaşıma git ve teknik konularda yardım ise. aramızda en iyi anlayanlardan biri o. onunla halledersiiin. deep dedi de :) olmazsa yine bana sölersin :)

    YanıtlaSil