3 Ocak 2015 Cumartesi

ÇÖMEZ İLETİŞİMCİNİN NOT DEFTERİ

  


      Zamanın birinde kocası vefat eden bir kadıncağız çocuğuyla dul kalmış.Oğlu biraz palazlanınca elinden tutmuş ,bir keçe ustasına götürmüş ‘’yanında sanat öğrensin ‘’diye rica minnet ustaya teslim etmiş.Çocuk üç-beş gün gelmiş gitmiş bir daha görünmez olmuş.Usta merak içinde kalmış.Bir gün çarşıda kadına rastlayınca sormuş;
     -Hatun senin oğlan gelmez oldu hayırdır?
     Kadın omuzları kabararak cevap vermiş
     -Benim oğlan mesleği öğrendi de ondan gelmiyor artık.
     -Usta hayretle, nasıl yani? diye sormuş.,
    Kadın kendinden emin anlatmış
     -Nasıl olacak ustam yünü yayarsın ,su serpersin ,direğe sarar tekmelersin olur sana keçe
   Usta hayretle kaşlarını kaldırmış;
     -Bak sen kerataya kendi öğrenmekle kalmamış bide anasına öğretmiş.

      Bu arada arkadaşlar bir iletişim öğrencisi olarak bir çömez ve çırağım ama öğrendiklerimi neden sizinle paylaşmayayım ki?
      Bölümümüz çok zevkli…Aslında iletişim kuramcıları alem adamlar ..Birbirlerinin varsayımlarını 50,60 sene aradan sonra tamamlıyorlar,
     Mesela ilk iletişimciler diyor ki , iletişim üç temel unsurla başlar.
     1-  Kaynak(gönderen)
     2-  İleti(mesaj ,içerik)
     3 - Alıcı (ileti,hedef)
     -Yani ben burada kaynak oluyorum (öhöm öhöm ),
     -Blogumda anlattıklarım ileti,
     -Sizde alıcı.
     Sonra  Shannon  Weaver 1949 da çıkıp diyorlar ki iletişim salt bu kadar değildir. Eee
Şöyle bir model çiziyorlar.
     (Bilgi kaynağı)_mesaj_(verici)_sinyal_ (gürültü kaynağı)_alınan sinyal _(alıcı) _mesaj_(hedef)



      Yani diyor:
    - Sen konuşurken araya parazit yapan biri girerse karşındaki senin ne dediğini tam anlayamaz.
       Ondan  6 sene sonra 1954 ‘te  Osgood diyor bi dakika.. sen karşındakine bişey söylüyorsun ama, oda elbette boş durmuyor.O da sana cevap veriyor. Yani iletişime bir bölüm daha ilave ediyor.
       Schram çıkıyor ve diyor ama kardeş du bi dakka, hani senin şu aktarıcı var ya iletiyi kendine göre kodlayıp yorumluyor…vs vs  yani bu kuramcılar bizim Anadolu aşıkları gibi habire atışıp birbirlerinin ağzından sözlerini alıp tamamlıyorlar.Biz gariban öğrencilere de bütün bunların hangi sene kim tarafından söylendiğini ezberlemek kalıyor.
        Farkındayım burada ki eğlence ,The Bing Beng Theory’deki   Sheldon’ın Bayraklarla Eğlence programı gibi oldu ama ...size söz gerçekten güzel bilgiler paylaşmaya çalışacağım.Tabi araya benim yorumlarımı da katarak.
        Yani bilge Türk büyüğü Dilber Hala gibi diyorum ki ‘’ben lafımı ortaya gorum..beğenen alır geder, beğenmeyen bırakır gaçar''…..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder